Van Gölü'nün incisi Akdamar Adası, tarihi ve doğal güzelliğiyle yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor.
Edremit ve Gevaş iskelelerinden kalkan teknelerle yaklaşık yarım saatlik keyifli bir yolculuğun ardından ulaşılan ada, her mevsim farklı bir güzellik sunuyor. 915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I.
Gagik tarafından inşa ettirilen ve bugün Anıt Müzesi olarak hizmet veren Akdamar Kilisesi, adanın en önemli simgesi.
Bin yıldan fazla bir geçmişe sahip bu muhteşem yapı, ziyaretçileri zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Kurban Bayramı tatili nedeniyle kentte artan nüfusun da etkisiyle, ada son dönemde yoğun bir ziyaretçi akınına tanık oldu.
Bu yılın ilk beş ayında yaklaşık 60 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Akdamar, sadece tarihi zenginliğiyle değil, büyük bir badem bahçesinin oluşturduğu eşsiz renk cümbüşü ve sevimli tavşanlarıyla da doğayla iç içe huzurlu bir deneyim sunuyor.
Çanakkale'den gelen emekli Günay Erdinç, yurdun dört bir yanını gezdiğini, ancak Akdamar Adası'nın kendisini büyülediğini belirterek, “40 ülke gezdim, ama ülkemizin güzelliği başka yerde yok.
Badem ağaçlarıyla Akdamar, mükemmel ötesi!” dedi.
Giresun'dan gelen Muhammed Bahadır ise arkadaşlarının tavsiyesi üzerine adayı ziyaret ettiğini ve tarihini araştırarak geldiğini, “Büyüleyici bir hikâyesi ve manzarası var, herkese tavsiye ederim” şeklinde görüş belirtti.
Vanlı Furkan Aydınç ise tatil boyunca misafirlerini Akdamar’a getirdiğini, onların adadan hayranlıkla ayrıldığını ve bu sayede hem memleketini, hem tarihini hem de kültürünü tanıttığını söyledi.
Akdamar Adası, Van Gölü'nün ve Türkiye'nin kültürel mirasının önemli bir parçası olmaya devam ediyor.
