Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) kampüsü, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı yükselen vicdanın sesi oldu.
Üniversitenin akademisyenleri ve öğrencileri, yaşanan insanlık dramına sessiz kalmama kararlılığıyla bir araya gelerek güçlü bir protesto gerçekleştirdi.
Van YYÜ Rektörlüğü öncülüğünde organize edilen bu anlamlı buluşmada, katılımcılar "Van YYÜ ailesi olarak Gazze'de devam eden zulme sessiz kalmamak için yürüyoruz" sloganıyla Edebiyat Fakültesi önünde toplandı.
Ellerinde coşkuyla dalgalanan Türk ve Filistin bayraklarıyla, taşıdıkları dövizlerle Gazze'deki acımasız tabloya dikkat çektiler. "Çocuklar ölürken susulmaz", "İsrail terör örgütüdür" ve "Gazze'de soykırım var" gibi söylemler, işlenen insanlık suçlarına yönelik net bir duruş sergilerken, "Çocuklar ölürken dünya neden sessiz", "Nehirden denize özgür Filistin", "İnsan insana karşı nasıl bu kadar acımasız olur dede", "Gazze direnişini selamlıyoruz" ve "Bebeklerimizin çığlıkları duyulmadı, donarak öldüler" ifadeleri, global vicdanın sarsıcı sorgulanışını yansıttı.
Kalabalık, bu mesajlarla merkezi yemekhane binasına dek yürüdü.
Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, İlahiyat Fakültesi öğrencisi Hasan Akkaya, Gazze'de tüm dünyanın gözü önünde büyük bir zulmün yaşandığını vurguladı.
Akkaya, İsrail'in saldırılarında yaklaşık 70 bin Filistinlinin şehit olduğunu, on binlercesinin yaralandığını ve şehirlerin yerle bir edildiğini belirterek, yaşanan dramın boyutlarına dikkat çekti. "Elleri, bacakları kopan çocuklar, vahşice öldürülen masumlar, gözleri önünde evlatlarını yitiren anneler, yaşlı, savunmasız babalar ve savaşın acımasız pençesinde açlığa, ölüme terk edilen Gazze halkı...
Ne yazık ki bu tarifsiz acılar, dünya gündeminde hak ettiği yeri bulamadı," diyerek global duyarsızlığa tepki gösterdi.
Akkaya, bu vahşete karşı sessiz kalmanın insanlığa ihanet olduğunu net bir dille ifade etti.
Akkaya, tüm bu acılara rağmen Gazze'nin teslim olmadığını, tarihin gördüğü en ağır kuşatmalar altında dahi direnişin onurunu koruduğunu belirtti.
İsrail'in her
