Van Erciş'in Lezzetli Mirası: Erciş Üzümü'nün Korunması İçin 1,6 Milyon Çelik Dağıtıldı
Van'ın Erciş ilçesinde, geçmişi Urartular dönemine uzanan endemik Erciş üzümünün geleceği için önemli bir adım atıldı. Erciş Kaymakamlığı ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, son dört yılda 1 milyon 660 bin üzüm çeliği çiftçilere dağıtıldı. Bu sayede, tadı, aroması ve ince kabuğu ile diğer üzüm çeşitlerinden ayrılan Erciş üzümünün üretim alanı genişletilerek, bu değerli mirasın korunması hedefleniyor.
Ziraat mühendislerinin gözetiminde yetiştirilen ve titizlikle seçilen çeliklerin çiftçilere ulaştırılmasıyla yeni bağlar kuruldu. "Coğrafi İşaret Tescil Belgesi"ne sahip olan Erciş üzümü, bağ bozumuna başlayan çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Üzümün yanı sıra, pestil ve pekmez gibi işlenmiş ürünleriyle de ilçe ekonomisine katkı sağlanıyor. Asma yaprakları da değerlendirilerek, atıkların minimize edilmesi ve gelir çeşitliliğinin artırılması amaçlanıyor.
Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Valilik desteğiyle sürdürülen proje kapsamında bu yıl da 1 milyon 100 bin üzüm çeliğinin dağıtıldığını belirtti. Karaloğlu, "Amaç, Erciş üzümünü bölgemize yayarak ekonomik bir ürün haline getirmek. Sadece tüketimle sınırlı kalmayıp, pekmez gibi katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek gelirleri artırmayı hedefliyoruz." dedi.
Gölağzı Mahallesi'nden Mahmut Yılmaz, projeden faydalanarak kurduğu bağından aldığı verimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yılmaz, "Üzümün yok olmaması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. İhtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra kalanı satıyoruz. Desteğe ihtiyacımız olduğunda da İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden yardım alıyoruz." şeklinde konuştu.
Ziraat Mühendisi Ahmet Mesut Özlek ise Erciş üzümünün kendine özgü aroması ve ince kabuğuyla öne çıktığını, hem iç pazarda tüketildiğini hem de ihracat potansiyelinin bulunduğunu vurguladı. Özlek, yıllık 1500-2000 ton arasında üzüm hasadı yapıldığını belirtti.
Proje, Erciş üzümünün sadece üretim alanının genişletilmesini değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturulmasını hedefliyor. Bu sayede hem geleneksel bağcılık kültürü korunuyor hem de bölge ekonomisine önemli bir katkı sağlanıyor.
